Tembel

Lazy, Slacker, Lazybones, Couch potato

1) Sıfat İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç

Örnek :

TRANSKRİPSİYON:
EV KİRA ARKADAŞ BERABER TUTMAK BERABER ZAMAN SONRA TEMİZLEMEK HİÇ YEMEK HİÇ TEMBEL GÖRMEK BEN BEĞENMEK^DEĞİL ÖNÜMÜZ KİRA SÖZLEŞME BİTMEK TEKRAR BERABER DÜŞÜNMEK^DEĞİL
Çeviri:
Arkadaşımla birlikte ev kiraladık ancak bir süre sonra evde hiçbir şeye yardım etmediğini farkettim. O hiç temizlik ya da yemek yapmıyor, çok tembel. Yakında sözleşmemiz bitecek. Onunla ev arkadaşlığına devam etmeyi düşüünmüyorum.

2) Sıfat Tıp Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ)

Örnek :

TRANSKRİPSİYON:
BABA KALP AMELİYAT OLMAK SONRA KALP TEMBEL ÇIKMAK DOKTOR DEMEK HER SABAH YÜRÜMEK LAZIM HEP YEMEK DİKKAT LAZIM DEMEK
Çeviri:
Babam kalp ameliyatı oldu, ama kalbi çok tembel olduğu için doktor yemeklerine dikkat edip her sabah yürümesini söyledi.

Arama Sonuçlarına Dön